Saat günün sonunu gösterdiğinde, birçok gencin hayatı sanal dünyaya geçişe yeni başlıyor. Mavi ekran gece yarısından sonra da açık kalıyor, iş e-postaları hiç bitmiyor gibi görünüyor ve ekran kaydırma işlemi şafak vaktiye kadar devam ediyor. Bu döngü o kadar sık tekrarlanıyor ki, "yeni normal" haline geldi.
Ancak fiziksel yorgunluğun ardında öngörülemeyen bir tehlike yatıyor: Nörologlar, bu yaşam tarzının geçici iskemik atak (TIA) olarak da bilinen mini felç riskini sessizce artırdığını keşfettiler.
![]() |
Geçici iskemik ataklar (TIA'lar) kısa süre sonra felce yol açabilir. Fotoğraf: Tmmagazine. |
Modern gece alışkanlıkları beyne zarar veriyor.
Geçici iskemik atak (TIA), beynin bir bölümüne kan akışının geçici olarak engellenmesiyle meydana gelir. Belirtiler bazen sadece birkaç dakika içinde hızla kaybolabilir, ancak bu olay tıbbi açıdan önemlidir çünkü gelecekteki bir inmenin uyarı işareti olabilir. NIH'ye göre, TIA geçiren kişilerin yaklaşık üçte biri sonunda inme geçirebilir ve bunların neredeyse yarısı bir yıl içinde meydana gelir.
Hindistan'ın Bengaluru şehrindeki Fortis Hastanesi'nde Nöroloji Uzmanı Dr. Chandana R Gowda, Times of India'ya yaptığı açıklamada şunları vurguladı: "Uyku yoksunluğu, özellikle gençlerde bile nörolojik ve kardiyovasküler sorunlar için giderek daha önemli ancak göz ardı edilen bir risk faktörü olarak ortaya çıkıyor. Bu yaşam tarzı alışkanlıklarıyla ilişkili önemli bir durum da, genellikle mini felç olarak adlandırılan geçici iskemik atak (TIA)'dır."
Sağlıklı uyku sırasında vücut kan basıncını düzenler, kan damarlarını onarır, stres hormonlarını dengeler ve iltihabı azaltır. Uzun süreli uyku yoksunluğu ise bu sistemlerin hepsini aynı anda bozar.
Uykunun sürekli olarak bozulması durumunda, vücutta stres hormonlarında uzun süreli artışlar, kan basıncında dalgalanmalar, iltihaplanmada artış ve metabolik bozukluklar meydana gelir; bunların tümü geçici iskemik atak (TIA) ve nihayetinde tam teşekküllü inme riskini artırabilir. Ulusal Kalp, Akciğer ve Kan Enstitüsü'nden yapılan araştırmalar ayrıca kronik uyku yoksunluğunu hipertansiyon, obezite, diyabet ve kardiyovasküler hastalıklarla ilişkilendirmiştir.
![]() |
Sinirbilimciler, beyin sağlığının büyük ölçüde uyku süresinin miktarına değil, derin uykunun kalitesine ve düzenliliğine bağlı olduğunu söylüyor. |
Geç saatlere kadar uyanık kalmak da bir zincirleme reaksiyonu tetikler. Daha az uyuyan kişiler daha fazla kafein tüketir, gün içinde daha az egzersiz yapar, geceleri işlenmiş gıdalarla atıştırmalıklar yer ve daha yüksek stres seviyeleri yaşar. Beyin ve kan damarları sürekli olarak aşırı uyarılma durumundadır. Bu durum, yetersiz uyku aylarca veya yıllarca devam ettiğinde ve iyileşme için zaman kalmadığında özellikle tehlikeli hale gelir.
Geçici semptomlar
Hafif inme vakalarının en tehlikeli yanlarından biri, kolayca gözden kaçırılabilmeleridir. Belirtiler genellikle hızla kaybolur ve bu da insanların ciddi bir şey olmadığını düşünmelerine yol açar.
Dr. Gowda, hafif inme vakalarının genellikle insanların gözden kaçırdığı uyarı işaretleriyle ortaya çıktığını söyledi. Bu işaretler arasında vücudun bir tarafında ani uyuşma veya güçsüzlük, geçici konuşma güçlüğü, baş dönmesi, bulanık görme, ağızda sarkma, birkaç dakika süren kafa karışıklığı, ani denge kaybı, şiddetli baş ağrısı veya konuşmayı anlama güçlüğü yer alıyor.
![]() |
Uyku vaktini ertelenebilecek bir boş zaman dilimi olarak görmekten kaçının; uzmanlar bunu temel bir biyolojik iyileşme süreci olarak ele almayı öneriyor. Fotoğraf: Shutterstock. |
Korkutucu gerçek şu ki, hafif inme vakaları artık sadece yaşlı yetişkinlerle sınırlı değil. Hareketsiz yaşam tarzı, kronik stres, uyku eksikliği, sigara kullanımı, obezite ve kontrolsüz tansiyon, gençlerde de inme endişelerinin artmasına katkıda bulunuyor.
Psikologlar ve nörologlar tarafından giderek daha sık kullanılan bir terim var: "intikam amaçlı uykuya dalma ertelemesi". Bu terim, uzun iş günlerinden sonra kişisel zamanı geri kazanmak için uykuya dalmayı kasıtlı olarak geciktirmeyi tanımlar.
Ekranlardan yayılan mavi ışık melatonin üretimini engeller ve beynin dinlendirici uykuya geçmesini zorlaştırırken, duygusal olarak uyarıcı içerik sinir sistemini sürekli tetikte tutar.
Beyninizi koruyun.
Sinirbilimciler, beyin sağlığının her gece tekrarlanan sağlıklı alışkanlıklarla güçlendiğini vurguluyor. Amaç sadece uyku süresini uzatmak değil, aynı zamanda derin ve düzenli uyku döngüleri sağlamaktır.
Dr. Gowda, özellikle gençlerde inme riskini önlemek için düzenli uyku alışkanlıkları oluşturmanın, elektronik cihaz kullanımını sınırlamanın, fiziksel aktiviteyi sürdürmenin, stresi yönetmenin ve anormal belirtiler ortaya çıktığında zamanında tıbbi muayeneye başvurmanın çok önemli adımlar olduğunu önermektedir.
Yaşam tarzında yapılacak küçük değişiklikler, beynin damar sistemi için önemli faydalar sağlayabilir; bunlar arasında şunlar yer alır:
- Her gün tutarlı bir uyku-uyanıklık düzeni koruyun.
- Yatmadan önce en az 45 dakika boyunca ekran süresini (mavi ekran) sınırlayın.
- Günün ilerleyen saatlerinde çok fazla yemek yemekten veya kafein tüketmekten kaçının.
- Kan dolaşımını artırmak için yürüyüş ve egzersizi çoğaltın.
- Meditasyon, hobiler veya sosyal etkileşim yoluyla psikolojik stresi yönetin.
- Kan basıncınızı ve kolesterol seviyenizi düzenli olarak kontrol ettirin.
Kaynak: https://znews.vn/phat-hien-gio-di-ngu-lien-quan-nguy-co-dot-quy-nhe-post1653955.html










Yorum (0)