Bu sorunun çözümü yalnızca merkezi hükümetten gelen direktifler ve yönergeler değil, aynı zamanda kapsamlı ve pratik bir yaklaşım da gerektiriyor.
2022 yılından bu yana, Milli Eğitim ve Öğretim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile koordinasyon içinde, yerel yönetimlere 65.980 ek öğretmen kadrosu sağlanması için merkezi hükümete rapor vermiştir. 2024-2025 eğitim öğretim yılının sonuna kadar, ülke genelinde okul öncesinden liseye kadar yaklaşık 1,28 milyon öğretmen olacak; bu da önceki eğitim öğretim yılına göre 21.978'lik bir artış anlamına geliyor.
Son zamanlarda, Milli Eğitim ve Öğretim Bakanlığı, özellikle dezavantajlı bölgelerdeki öğretmen açığını gidermek için 10.300'den fazla ek kadro açılmasını önermeye devam etti. Yerel yönetimler de tahsis edilen kadrolar için aktif olarak personel alımı yaparak, öğretmen kadrosundaki açığı ve yapısal dengesizlikleri hafifletmeye katkıda bulundular.
Ancak endişe verici olan, "pozisyonlar var ama işe alım yapılmıyor" durumunun devam etmesidir. Milli Eğitim ve Öğretim Bakanlığı'ndan alınan veriler, 2024-2025 eğitim öğretim yılının ilk döneminin sonunda ülke genelinde yaklaşık 60.000 pozisyonun boş kaldığını, ayrıca 120.000'den fazla kamu anaokulu ve ilkokul öğretmenine ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir. Bu rakam, özellikle dezavantajlı bölgelerde, eğitim sektöründe insan kaynaklarını çekme ve elde tutma politikalarındaki eksiklikleri kısmen yansıtmaktadır.
Açıkça görüldüğü üzere, "personel var ama öğretmen yok" durumu acil bir ihtiyaç doğurmuştur: hem boş pozisyonları doldurmak hem de özellikle uzak ve dezavantajlı bölgelerde öğretmenleri elde tutmak için cazip ücret paketleri sağlamak.
Bu "darboğazı" çözmesi beklenen yeni önlemlerden biri de, Milli Eğitim ve Öğretim Bakanlığı tarafından yakın zamanda yayımlanan ve il ve şehirlerin Halk Komitelerine bağlı Milli Eğitim ve Öğretim Dairelerinin; ve belediye ve mahallelerin Halk Komitelerine bağlı Kültür ve Sosyal İşler Dairelerinin eğitim ve öğretim alanındaki işlevlerini, görevlerini ve yetkilerini düzenleyen 15/2025/TT-BGDĐT sayılı Genelgedir.
Özellikle belirtmek gerekirse, Genelge, öğretmenlerin işe alınması, görevlendirilmesi, rotasyonu ve geçici görevlendirilmesi yetkisini doğrudan Eğitim ve Öğretim Bakanlığı'na devrediyor; bu da gerçek ihtiyaçları kullanan ve anlayan birim anlamına geliyor. Bu, politika ile uygulama arasındaki boşluğu kapatmaya yardımcı olan mantıklı bir adımdır.
Ancak tek bir belge yeterli değildir. Temel sorun, personel seviyelerinin ancak nitelikli öğretmenlerle doldurulduğunda anlamlı olmasıdır. Bunu başarmak için kapsamlı bir çözüm seti gereklidir; örneğin: Yerel eksiklikleri veya fazlalıkları önlemek için öğretim kadrosunu uygun şekilde ayarlamak ve yeniden düzenlemek; gerektiğinde kısa vadeli sözleşmeler imzalamak veya misafir öğretim görevlisi almak; uzmanlık gerektiren konularda ders vermek için dış kuruluşlarla işbirliği yapmak; ve öğretmenlerin işlerinde güvende hissetmelerini ve dezavantajlı bölgelerde öğretmenliğe bağlı kalmalarını sağlamak için cazip bir teşvik mekanizması geliştirmek.
Eğitim ve Öğretim Bakanlığı'nın, yerel yönetimlerdeki personel alımlarını gözden geçirmek, denetlemek ve incelemek için İçişleri Bakanlığı ile yakın koordinasyon içinde çalışması ve tahsis edilen tüm personelin kullanılmasını sağlaması önerilmektedir. Aynı zamanda, günde iki ders saati verilmesi şartlarını karşılamak için eksik personelin eklenmesi konusunda yetkili mercilere önerilerde bulunmaya devam etmeli ve idari yapının yeniden yapılandırılmasının öğrencilerin eğitim hakkını etkilememesini sağlamalıdır.
Elbette, tüm düzenlemeler "Öğrencilerin olduğu yerde sınıfta öğretmen de olmalıdır" ilkesine bağlı kalmalı, ancak yerel koşullara göre esnek olmalıdır. İller ve şehirler, okullar ve seviyeler arasında öğretmenliği proaktif olarak düzenlemeli, rotasyon yapmalı, geçici görevlendirmeler gerçekleştirmeli veya düzenlemelidir. Öğretmen alımı doğru, yeterli ve zamanında yapılmalı, mesleki gereklilikleri karşılamaları durumunda eğitim kurumlarında sözleşmeli olarak daha önce deneyime sahip öğretmenlere öncelik verilmelidir.
Eğitim sektörü, değişim beklentileriyle dolu yeni bir eğitim yılına giriyor. Ancak, öğretmen açığının ve boş pozisyonların temel nedenine çözüm bulunmadığı takdirde, en iyi politikalar bile etkili olmakta zorlanacaktır. Her pozisyon gerçekten nitelikli öğretmenlerle doldurulmadığı sürece, "gelecek nesiller için bilgi yetiştirme" görevi hem nicelik hem de nitelik açısından tam olarak gerçekleştirilemez.
Kaynak: https://giaoducthoidai.vn/bien-che-bo-trong-post744040.html






Yorum (0)