
South China Morning Post'un (SCMP) 27 Mayıs tarihli haberine göre, 29-31 Mayıs tarihleri arasında Singapur'da gerçekleşecek zirvenin, Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasındaki görüşmenin iki süper güç arasındaki stratejik rekabeti gerçekten azaltmaya yardımcı olup olmayacağının bir testi olması bekleniyor.
ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth'in forumdaki konuşması, Asya-Pasifik ülkelerinin dikkatini çekecek. Analistler, Hegseth'in mesajının, önceki ABD-Çin zirvesinin ardından Washington'un Pekin'e yönelik yaklaşımındaki değişimin boyutunu açıkça yansıtacağına inanıyor.
Nanjing Üniversitesi Uluslararası Çalışmalar Okulu Direktörü Zhu Feng, Pentagon başkanının konuşmasının, her iki tarafın da daha istikrarlı bir rekabet yönetimi mekanizmasına doğru ilerleyip ilerlemediğini ortaya koyacağını belirtti.
Ona göre, Washington'ın önceki yıllarda olduğu gibi sert bir üslup kullanmaya ve Çin'i eleştirmeye devam etmesi, Trump ve Xi arasındaki görüşmenin iki ülkenin güvenlik ve savunma çevrelerinde yalnızca sınırlı bir etkiye sahip olduğunu gösterir.
2026 Shangri-La Diyaloğu, İran'daki çatışmanın dördüncü ayına girdiği bir dönemde gerçekleşti ve bu durum birçok Asya ülkesinde ABD'nin askeri kaynaklarının başka yöne kaydırılması ve Hint-Pasifik bölgesindeki güvenlik taahhütlerinin etkilenmesi riski konusunda endişelere yol açtı. Asya ekonomileri ayrıca şu anda yükselen enerji fiyatları ve Orta Doğu'daki istikrarsızlık nedeniyle yaşanan ticaret aksamaları nedeniyle önemli bir baskı altında bulunuyor.
Gözlemciler, Güneydoğu Asya ülkelerinin çoğunun, İran çatışmasını sona erdirme stratejisi ve ABD'nin gelecekte Asya'ya vereceği öncelik düzeyi konusunda Washington'dan daha net sinyaller bekleyeceğine inanıyor.
Dikkat çekilmesi gereken bir diğer nokta ise Çin Savunma Bakanı Dong Jun'un ikinci yıl üst üste Shangri-La'ya katılamama olasılığıdır. Eğer bu gerçekleşirse, forumun oturum aralarında iki ülkenin askeri yetkilileri arasında üst düzey bir görüşme yapılma ihtimali daha da azalacaktır.
Geçen yıl Çin heyetine savunma bakanı yerine Hu Gangfeng başkanlık etmişti. Pekin, Shangri-La Diyaloğu'ndan uzun zamandır rahatsızlık duyuyor ve forumun Batı güvenlik görüşlerinden büyük ölçüde etkilendiğini ve Çin'i sık sık eleştirilerin hedefi haline getirdiğini savunuyor.
Çin Halk Üniversitesi'nde uluslararası ilişkiler profesörü olan Profesör Shi Yinhong, Çin ile Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya arasındaki devam eden gerilimler göz önüne alındığında, Pekin'in bölgesel güvenlik konularıyla ilgili doğrudan eleştirilere kolayca yol açabilecek bir kamuoyu diyaloğu ortamından kaçınmak isteyebileceğini öne sürüyor.
Japonya'nın da bu yılki forumda önemli bir rol oynaması bekleniyor. Tokyo, Savunma Bakanı Shinjiro Koizumi'nin Shangri-La Diyaloğu'na katılacağını doğruladı. Japonya Başbakanı Sanae Takaichi'nin açıklamalarının ardından Çin-Japon ilişkileri son zamanlarda daha da kötüleşti.
Bu arada, Çin ve Filipinler'in ihtilaflı bölgeler yakınlarında tekrar tekrar çatışması nedeniyle Güney Çin Denizi'ndeki gerilimler sıcak bir konu olmaya devam ediyor. Pekin, anlaşmazlıkların ikili müzakereler veya ASEAN mekanizmaları yoluyla çözülmesi gerektiğini defalarca vurgularken, dış güçlerin müdahalesine karşı çıkıyor.
Analistlere göre, bu yılki zirvede ABD ve Çin heyetleri arasındaki ton değişikliği yakından izlenecek; zira bu, Trump ile Başkan Xi Jinping arasındaki son görüşmenin ikili ilişkilerde gerçekten yeni bir istikrar dönemini mi başlattığını yoksa sadece geçici bir gerilim azaltma mı olduğunu yansıtabilir.
Kaynak: https://znews.vn/doi-thoai-shangri-la-2026-phep-thu-cho-quan-he-my-trung-post1654832.html








Yorum (0)