Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) Afrika'daki Ebola salgını nedeniyle küresel bir halk sağlığı acil durumu ilan etmesinin ardından, birçok Asya ülkesi sınır geçişlerinde sağlık kontrol önlemlerini hızla güçlendirdi ve çeşitli müdahale planları hazırladı.
Bölgesel sağlık otoritelerinden alınan bilgilere göre, Tayland, Endonezya, Vietnam, Singapur, Japonya, Güney Kore ve diğer birçok ülke, etkilenen bölgelerden gelen yolcuların taramasını sıkılaştırıyor. Bu sıkı önlemler, bölgenin tamamında henüz hiçbir vaka kaydedilmemiş olsa bile, virüsün Asya'ya yayılma riskini en aza indirmeyi amaçlıyor.
Güneydoğu Asya'da hastalık önleme tedbirleri büyük bir aciliyetle uygulanmaktadır. Özellikle Tayland'daki sağlık yetkilileri, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Uganda ve diğer yüksek riskli bölgelerden gelen yolcular üzerinde titiz sağlık kontrolleri yapacaklardır.
Aynı zamanda, ülkedeki hastanelere de şüpheli hastalar için izolasyon planlarını devreye sokmaya ve yeterli koruyucu ekipman ve özel malzeme hazırlamaya hazır olmaları talimatı verildi.
Bu arada Endonezya da uluslararası koordinasyonu artırıyor ve havaalanlarındaki sıkı kontrolleri güçlendiriyor. Singapur'da, etkilenen bölgelerden gelen yolcuların 21 gün boyunca sağlık durumlarını kendileri takip etmeleri veya şüpheli belirtiler göstermeleri halinde sınırda derhal tıbbi testten geçmeleri gerekiyor.

Birçok Asya ülkesi, sınır geçişlerinde sağlık kontrol önlemlerini hızla güçlendirdi ve Ebola salgınına karşı müdahale planları hazırladı. (Resim: william87/iStock)
Asya'daki diğer ülkeler ve bölgeler de Ebola salgınıyla ilgili alarm seviyelerini eş zamanlı olarak yükseltti. Güney Kore, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Uganda ve Güney Sudan'dan gelen yolcuların sağlık durumlarını karantina yetkililerine ayrıntılı olarak bildirmelerini zorunlu kıldı.
Hong Kong'da (Çin), yetkililer Lantau Adası'ndaki tüm karantina tesislerini yeniden denetledi. Çin anakarası da etkilenen bölgelerden gelen yolcuların, doğrulanmış vakalarla temas etmişlerse veya ateş ve mide bulantısı gibi belirtiler gösteriyorlarsa sağlık durumlarını bildirmelerini istedi.
Hindistan, proaktif müdahale kapasitesini artırmak için test kapasitesini genişletti ve Pune'deki Ulusal Viroloji Enstitüsü'nü birincil test merkezi olarak belirledi. Buna ek olarak, Nepal ve diğer birçok ülke sınır geçişlerinde gözetimi artırdığını duyurdu.
Bu hızlı müdahale önlemleri, özellikle Hong Kong veya Çin anakarası gibi bir zamanlar son derece sıkı sınır kontrolleri uygulayan yerlerde, Covid-19 ve SARS gibi tehlikeli salgınların anılarının hâlâ çok canlı olduğu bir ortamda gerçekleşiyor.
Bu endişe tamamen haklıdır, zira Nisan ayı sonlarında Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin kuzeydoğusundaki Ituri eyaletinde başlayan Ebola salgını 540'tan fazla şüpheli vakaya ve düzinelerce ölüme yol açmıştır. Hastalığın birçok komşu bölgeye yayılma eğilimi, DSÖ'yü alarm seviyesini en yüksek seviyeye çıkarmaya zorlamıştır.
Ayrıca, Afrika uzun zamandır Asyalılar için önemli bir turizm ve işgücü destinasyonu olmuştur; bunun en iyi örneği, Kuşak ve Yol Girişimi ile ilgili projeler kapsamında kıtada çalışan on binlerce Çinli işçidir.
Sağlık uzmanları, etkili erken gözetim sistemleri sayesinde Asya'da Ebola'nın topluma bulaşma riskinin düşük olduğuna inanıyor olsa da, bölgedeki ülkeler rehavete kapılmıyor.
Giderek daha canlı hale gelen uluslararası ilişkiler ortamında, durumu sürekli olarak izlemek ve salgınlara karşı esnek müdahale senaryoları hazırlamak, toplum sağlığını sağlam bir şekilde korumak için son derece önemlidir.
Kaynak: https://suckhoedoisong.vn/nhieu-nuoc-chau-a-tang-cuong-cac-bien-phap-phong-dich-ebola-169260520141436762.htm








Yorum (0)