1. Römerberg
Römerberg, Frankfurt'un tarihi izlerini taşıyan merkezi meydandır (Fotoğraf kaynağı: Derleme)
Şehrin kalbinde sessizce duran bir mücevher gibi duran Römerberg, Frankfurt'un tarihi izlerini taşıyan merkez meydanıdır. Her kaldırım taşı, her eski kahverengi ahşap çatı, şehrin altın çağının bin yıllık bir hikâyesini anlatıyor gibi. Orta Çağ mimari tarzındaki yapılar, özellikle de 600 yılı aşkın bir geçmişe sahip Römer Belediye Binası, burayı Frankfurt'un en çekici turistik yerlerinden biri haline getiriyor.
Öğleden sonra güneşi antik çatılara düştüğünde, Römerberg huzurlu bir zaman tablosu gibi görünür. Ziyaretçiler sokak kafelerinde dolaşabilir, Hessen bölgesine özgü bir kadeh olan Apfelwein'in tadını çıkarabilir veya sessizce oturup yoldan geçen insanları izleyebilirler; her bakış, her adım sanki kendi hikâyesini taşır. Noel'de ise bu meydan, ışıklarla ışıldayan Noel pazarıyla ışıl ışıl bir hal alır ve herkesin yüreğini hoplatan büyüleyici bir manzara sunar.
2. Aziz Bartholomew Kilisesi
Aziz Bartholomew Kilisesi, ciddiyet ve sessizlikle dolu melodik bir antik müzik parçası gibi görünüyor (Fotoğraf kaynağı: Derleme)
Gökdelenlerle dolu modern şehir manzarasının ortasında, St. Bartholomew Katedrali (Frankfurter Dom), ağırbaşlılık ve sessizlikle dolu melodik bir kadim melodi gibi görünüyor. Yaklaşık 95 metre yüksekliğindeki kulesiyle göğe uzanan bu Gotik yapı, yüzyıllar boyunca Kutsal Roma imparatorlarının taç giyme töreni yeriydi. Bu yapı, yalnızca mimari bir şaheser değil, aynı zamanda Frankfurt halkı için kutsal bir manevi destektir.
Kiliseye adım attığınızda, vitray pencerelerden gelen loş ışığın ahşap bankların her sırasına hafifçe vurarak, duygu dolu kutsal bir alan yarattığı, mekanı kaplayan huzuru hissedeceksiniz. Sanat ve tarihe meraklı olanlar için, St. Bartholomew Kilisesi, Frankfurt'taki keşif yolculuğunuzda mutlaka görülmesi gereken bir turistik yerdir.
Şehrin panoramik manzarasını görmek için kilise kulesinin tepesine tırmanmayı deneyin. Çanlar çalarken ve rüzgar eserken, Frankfurt, geçmiş ve bugünün her ayrıntısıyla harmanlandığı muhteşem bir tablo gibi gözlerinizin önünde belirecek.
3. Städel Müzesi
Städel Müzesi, sanatseverlere adanmış bir aşk şarkısıdır (Fotoğraf kaynağı: Derleme)
Frankfurt bir kültür senfonisiyse, Städel Müzesi de sanatseverler için bir aşk şarkısıdır. Şiirsel Main Nehri kıyısında yer alan Städel Müzesi, Orta Çağ'dan günümüze 700 yılı aşkın resim tarihini barındıran, Almanya'nın en eski ve en büyük sanat hazinelerinden biridir.
Müzeye adım atan ziyaretçiler, renklerin ve şekillerin zamanla iletişim kurduğu bir dünyada kayboluyor. Rembrandt ve Vermeer'in tablolarından Monet, Picasso ve Gerhard Richter'in derin eserlerine kadar, hepsi duygusal bir sanatsal keşif yolculuğu yaratıyor. Her adım, Avrupa sanat tarihinin iniş çıkışlarını anlatan yeni bir sayfa açıyor.
Städel Müzesi, sadece güzelliğin tadını çıkarabileceğiniz bir yer değil, aynı zamanda hayatın koşuşturmacasında sakinleşmeniz, her rengin ruhunuza işlemesi ve kalbinizin en ilkel duygularla sulanması için de bir fırsat sunuyor. İşte bu yüzden burası, Frankfurt'un en gözde turistik yerleri listesinde her zaman üst sıralarda yer alıyor.
4. Palmiye Bahçesi
Palmengarten, barış arayanlar için bir cennettir (Fotoğraf kaynağı: Derleme)
Şehrin sokakları çok gürültülü olduğunda ve kalbiniz canlanmak için sessiz bir yere ihtiyaç duyduğunda, şehrin kalbindeki büyük bir botanik bahçesi olan Palmengarten, huzur arayanlar için bir cennettir. Dünyanın dört bir yanından 13.000'den fazla bitki türüyle Palmengarten, yalnızca farklı ekosistemlerin bir araya geldiği bir yer değil, aynı zamanda ruhu dinlendiren ideal bir mekandır.
Ağaçlarla çevrili patikalarda yürüyüş yapmak, yeşermiş bir nilüfer havuzunun yanında durmak veya kuş cıvıltıları eşliğinde tropikal bir serada kaybolmak - Palmengarten'daki her an, ışık, çiçek kokusu ve yaprak sesleriyle yazılmış tatlı bir şiir gibidir. İlkbaharda, bölge sayısız parlak çiçekle aydınlanırken, sonbaharda bal gibi tatlı turuncu-sarı bir örtüye bürünür.
Palmengarten, aileler ve çiftler için ideal bir destinasyon olmasının yanı sıra, aynı zamanda sanatçı ruhlar için de şiirsel bir mekandır. Frankfurt'un en şiirsel ve huzurlu turistik yerlerinden biri olduğunu söylemek abartı olmaz.
5. Ana Kule
Ana Kule, şehrin dördüncü en yüksek binasıdır (Fotoğraf kaynağı: Derleme)
Frankfurt, gökdelenlerin gölgesinde kadim çatıların uzandığı, güzel çelişkilerle dolu bir şehir. Şehrin dördüncü en yüksek binası olan Main Tower, modern, canlı ve sürekli büyüyen bir Frankfurt'un sembolü.
200 metreden yüksek olan Main Tower, Frankfurt'un halka açık bir gözlem güvertesine sahip tek gökdelenidir. Buradan, ışıltılı Main Nehri'nden eski şehrin kırmızı çatılarına ve daha da ötesinde Frankfurt'u çevreleyen yemyeşil tepelere kadar şehrin panoramik manzaralarını seyredebilirsiniz.
Güneş battığında ve şehir aydınlandığında, Ana Kule, Frankfurt'u ışıltılı gece görünümüyle görmek isteyenler için ideal bir buluşma noktası haline gelir. Şehir ışıkları, nehirde sürüklenen teknelerin ışığıyla birleşerek, kayan yıldızlar gibi parıldayarak herkesin kalbini çarptıran muhteşem bir gece manzarası yaratır. Bu nedenle Ana Kule, hem turistler hem de yerel halk için Frankfurt'ta her zaman gözde bir turistik yerdir.
Frankfurt, aceleyle geçilecek bir şehir değil. Açık gözlerle, cömert bir kalple ve her sokak köşesini, her ışığı, her antik duvarı veya eski basamağı özümseyerek deneyimlenmesi gerekiyor. Yukarıda listelenen Frankfurt'taki beş turistik yer, "Frankfurt" adlı devasa sanat eserinin sadece birkaç temel taşı. Yanınızda güzel anılar, eşi benzeri görülmemiş duygular ve fısıldanan bir söz getireceksiniz: geri dönmek, kendinizi bir kez daha bu büyülü şehrin kalp atışlarına kaptırmak.
Kaynak: https://www.vietravel.com/vn/am-thuc-kham-pha/dia-diem-du-lich-thanh-pho-frankfurt-v17250.aspx






Yorum (0)