Kanser araştırmalarındaki yeni gelişmeler, epitel kanserlerinin bazı türlerinin tedaviye neden bu kadar dirençli olduğunu ortaya koyuyor: Bu hücreler "kimlik değiştirme" ve vücuttaki diğer hücre tiplerinin görünümünü alma yeteneğine sahip.
Cold Spring Harbor Laboratuvarı'ndan (CSHL) yapılan iki yeni çalışma, bu süreci kontrol eden temel proteinleri ve yapıları belirleyerek daha güvenli, daha hedefli tedavilerin geliştirilmesinin önünü açtı.
CSHL profesörü Christopher Vakoc, bu tümörlerin "hücre kimliği açısından çok yönlü" olduğunu ve bu nedenle mevcut tedavilerin çoğunun daha az etkili olduğunu söyledi.
Hatta bazı tümörler deri hücrelerine veya diğer formlara benzeyecek şekilde değişebiliyor ve bu sayede ilaçların etkilerinden kaçınabiliyorlar.
Vakoc'un ekibinin iki yeni çalışması, temel zayıflıkları ortaya koyuyor. Nature Communications'da yayınlanan bir makalede, bilim insanları pankreas kanseri hücrelerinin tipik bir görünüme mi sahip olacağını yoksa cilt benzeri özelliklere mi dönüşeceğini belirleyen bir protein keşfettiler.
Cell Reports'ta yayımlanan ikinci bir çalışmada ekip, "küme hücreli" akciğer kanseri için gerekli olan bir grup proteinin kristal yapısını çözdü.
Vakoc, ekibin skuamöz hücreli akciğer kanserinin ilk kez tespit edildiği 2018'deki araştırmayı yeniden ele almasıyla bu keşfin "bir çemberi kapattığını" söyledi.
Ekip daha sonra, yalnızca genlerde değil, aynı zamanda gen transkripsiyonu ve düzenleme mekanizmalarında da kanseri tetikleyen epigenetik etkileri bulmaya odaklandı. Bu sefer, CSHL Araştırma Direktörü Leemor Joshua-Tor ile iş birliği yapan bilim insanları, kanser ilerlemesini durdurabilecek yeni bir epigenetik tedaviye yol açabilecek ipuçları buldu.
Her iki çalışma da araştırma programının uzun vadeli hedefine uyuyor: hücre kimliğini yöneten "ana denetleyicileri" belirlemek.
Bilim insanlarına göre, gelecekte bu kontrolörler, tıpkı hormon tedavisinin geçmişte meme ve prostat kanserlerinin tedavi biçimini değiştirmesi gibi, uzmanlaşmış tedavilerin temeli haline gelebilir.
Ancak Vakoc, bu hedefin gerçekleşmesi için daha fazla zamana ve araştırmaya ihtiyaç olduğunu kaydetti.
Klinik öncesi test sonuçları da yüksek bir güvenlik potansiyelini göstermektedir.
Ekip, pankreas ve akciğer kanseri fare modellerinde herhangi bir toksisite veya organ hasarı belirtisi görmedi. Vakoc, "Yeni kanser hedefleri ve tedavileri geliştirirken özgüllük çıtasını daha da yükseltiyoruz," dedi.
Bilim insanları, tümörlerin hücre kimliğini nasıl kontrol ettiği ve değiştirdiği konusuna ışık tutarak, bu yaklaşımın gelecekte daha kesin ve etkili tedavilerin geliştirilmesine yardımcı olacağını ve aynı zamanda kanser biyolojisinin temel anlaşılmasına katkıda bulunacağını umuyorlar.
Kaynak: https://www.vietnamplus.vn/phat-hien-cong-tac-an-khien-khoi-u-khang-dieu-tri-ung-thu-post1079071.vnp






Yorum (0)